Batı Karadeniz Fenerleri Seyahati

Batı Karadeniz Fenerleri Seyahati

Bir hafta önce Marmara fenerleri seyahatinin ardından bu kez Amasra, Zonguldak ve Ölüce (Ereğli) deniz fenerlerini ziyaret etmekte sıra idi. Önceki seyahatten farklı olarak bu kez turistik öğeleri de işin içine katarak çok eski bir dostum (Sinan Aykol) ile beraber çıktık yola. Cuma günü mesai bitiminden biraz evvel çıksak bile İstanbul’dan çıkmanın klasik zorluğuna rağmen performansımız fena değildi. 450 km’yi 5.5 saatte aldık. Mustafa Amca’nın Yeri, Amasra’nın en popüler mekanlarından, Amasra’nın nefis 25(?) malzemeli salatası, taze hamsi ve mezgit tavası, hafif ve son derece lezzetli.

Geziye turistik aktivite ile başladıktan sonra, Boztepe’de bulunan Deniz Feneri’ne tırmandık, aysız bir gece olmasına rağmen şehrin neredeyse içinde bulunan deniz fenerinden çok ışıksız bir gökyüzü yakalamak mümkün değil ne yazık ki, ama tırmanış zor değil, merkezden 20 dk’da dinlenerek varmak mümkün, iki genç fenerin önünde çadır kurmuş, onlarla sohbet ederek, Amasra’nın kuşbakışı manzarasının ve deniz fenerinin keyfini çıkarıp fotoğraflamak mümkün. Atlas dergisinin deniz fenerleri ekinden Amasra Feneri ile ilgili yazıyı okumak için Amasra Feneri

Ertesi gün ise Amasra civarını gezmekle geçti, Tağlaağzı köyü limanı, Romalılar tarafından yapılmış 2000 yıllık Kuşkayası Yol Anıtı, Bartın İnkum plajını gezdik ve fotoğrafladık, akşam ise bu kez Günbatımı ve mavi saat fotoğrafı ardından fasıl ve rakı-balık, bu kez Günbatımı Restoran’da, denizin üzerindeki iskelede.

Deniz fenerini gündoğumunda fotoğraflamak için ise pazar sabahı 5.45’de yine Boztepe’ye tırmandım, sonrasında ise Zonguldak’a yola çıktık. Yol yaklaşık 100 km, 1 saat 30 dakika sürüyor. Kahvaltı için yolda bir tesis bulma imkanı olmadı, iyi ki olmamış, bu sayede ziyaret ettiğim deniz fenerleri içerisinde tek restoranda nefis manzara eşliğinde güzel bir kahvaltı etme imkanı bulduk. Zonguldak’ın fener mahallesinde, lüks evlerin arasında kalmış, çok sakin bir semtte, çok düzgün bir işletmesi bulunan bir yer haline gelmiş. Fenercinin kaldığı bina restoran mutfağı olmuş, geniş bir terastan 53 metre yükseklikten deniz ve Zonguldak manzarası eşliğinde güzel vakit geçirdik. Atlas Dergisi Zonguldak Feneri ile ilgili yazıyı okumak için Zonguldak Feneri

Sonrasında bu kez Karadeniz Ereğlisi’nde Ölüce Feneri idi hedefimiz. Kırmacı köyüne mesafe 53 km. Yaklaşık 1 saatte vardık. Köyün kahvesinden tarif ettikleri evin arkasından toprak bir yol gidiyor. Arazi aracınız varsa yanına kadar gitmek mümkün. Biz yürüdük, oldukça sıcaktı, 1.5 km yolun başlangıcında hafif bir tırmanış, sonra aşağı doğru rampa, sonra iniş çıkışlı bir yol. Fındık bahçeleri ve ağaçlar arasında yemyeşil bir yol, ara ara deniz de gözüküyor. Fener yeni boyanmış, fındık bahçesinde çalışan köylülerin dediğine göre fenerci de köyde yaşıyor, ancak lojman da bakımlı. Atlas Dergisi Ölüce Feneri yazısı için Ölüce Feneri

Ölüce Feneri toprak yol yaklaşık 1.5 km

Sonrasında, iki günün, 1100 km yolun yorgunluğuyla İstanbul’a dönüş, ve yeni rotalar için yapılan planlar.

Batı Karadeniz Fener Turu

Aşağıda basında ve internette bu fenerlerle ilgili çıkmış makaleler ve fotoğrafları ve linklerini ekliyorum, arşiv için.

Zonguldak Feneri hiç sönmeyecek (17 Haziran 2015)

Kiralık deniz fenerleri (Hürriyet, Haziran 2007)

Ölüce Deniz Feneri yeniden keşfedildi (Değişim Medya, 12 Kasim 2014)

Ölüce Feneri (Gezenbilir, 11 Aralık 2009)

Ölüce Deniz Feneri (67300.com, 27 Şubat 2016)

 

 


Leave a Comment