İki Fener günübirlik: ‘Marmara Ereğlisi’ ve ‘İğneada Feneri’

İki Fener günübirlik: ‘Marmara Ereğlisi’ ve ‘İğneada Feneri’

Havalar soğumaya, günler kısalmaya başladıkça fotoğrafçılık zorlaşıyor. Hele bir de seyahate dayanan bir projeniz varsa. Bizimki de öyle işte, daha önce hem İğneada Feneri’ne hem de Marmara Ereğlisi Feneri’ne gitmiştim, İğneada’da akşam çekim yapmayı başarabilmiş ama Marmara Ereğlisindeki fenere geçerken uğramıştım. Bir cumartesi günümü iki fenere ayırıp yola çıkmak arzumdu.

9 Aralık günü hava şartları güzel (sert rüzgarlı ama güneşli) olunca bir iki gün önceden planmı yapıp sabah 5.30’da yola çıktım. Hava 12-13 derece gösteriyor olmasına rağmen oldukça şiddetli bir rüzgar eşliğinde 7’ye doğru Marmara Ereğlisi’ndeydim. Wrangler’ımla yola çıkınca sürüş keyifli ama daha yavaştı elbette. İnanılmaz bir gün doğumu oldu, ve hatta drone uçurmayı bile rüzgara rağmen başarabildim.

Marmara Ereğlisi Feneri

Marmara Ereğlisi Feneri

Sonrasında ise doktor arkadaşımla Marmara Ereğlisi’nde buluşup önce rakı-balık sonra sahilde drone uçurma denemelerinin ardından fenere geldik. Fenerin orada drone’u şiddetli bir rüzgar sağanağına kaptırıyordum neredeyse ama zor da olsa kurtuldu. Gün batımı ve mavi saatlerde fotoğraflarımızı aldıktan sonra çayımızı içip İstanbul’a gece yarısına doğru yorgun ama mutlu döndük. İğneada Feneri Fransız Feneri olarak da adlandırılıyormuş, bunun nedenini ve ilgili hikayeyi Deniz Fenerleri Hakkında sayfasında paylaşıyorum. Selvet Nine’nin Fransız Feneri; “Siz Hiç Deniz Kızı Gördünüz mü ?”

İğneada Feneri


One comment

Leave a Comment